Final Üniversitesi 2019-2020 Akademik Yıl açılış töreni yapıldı: İlk dersi Bakan Çavuşoğlu verdi

Tarih: 11 Ekim 2019 Saat: 15:01

0
33

Girne Postası – Burcu Ece Yılmaz

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, KKTC’de öğrenim gören öğrencilerin, ülkemizi yakınen tanımak için gayret göstermelerini temenni ederek, “İçinde bulunduğumuz ülke, insanlarıyla, coğrafyasıyla ve kültürüyle çok zengindir. Farklı ülkelerden gelen öğrencilere de ev sahipliği yapan bu ülkede,  farklı milletlerle iletişim kurabilmeniz büyük bir şanstır” dedi. Birlik ve beraberliğin önemini de vurgulayan Çavuşoğlu, öğrencilerin dayanışma içinde olmasını istedi.

Uluslararası Final Üniversitesi’nin 2019 – 2020 Akademik Yılı açılışı bugün düzenlenen törenle yapıldı. İlk dersi Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu verdi. Törende açılış konuşmalarını, Uluslararası Final Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Öztoprak ve Uluslararası Final Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı İbrahim Taşel yaptı.

Törene ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Ekrem Toklucu, Çatalköy Belediye Başkanı Mehmet Hulusioğlu, Rauf Denktaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak da katıldı…

ÖZTOPRAK: “ÜNİVERSİTEDEKİ ÖĞRENCİ SAYISINDA YÜZDE YÜZÜN ÜZERİNDE ARTIŞ OLDU”

Törenin açılış konuşmasını yapan Final Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Öztoprak , bu yıl üniversitenin ilk mezunlarını verecek olmasının gururunu yaşadıklarını belirterek, duyduğu mutluluğu dile getirdi. Yeni öğretim yılına 1428 öğrenciyle başladıklarını kaydeden Öztoprak, üniversitedeki öğrenci sayısında bu yıl yüzde yüzün üzerinde bir artış olduğunu vurguladı.

Öztoprak’ın açılış konuşmasında şu ifadeler yer aldı:

“Bu yıl bizi onurlandırarak ilk dersimizi verecek olan Nazım Çavuşoğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Üniversitemiz 2015 yılında kuruldu. 2016-2017 yılında eğitime başladık. Bu yıl bizim 4. yılımızdır. Gurur yılımız olarak bu sene ilk mezunlarımızı vereceğiz. Mezunlarımızın bir kısmı iş garantisi almış olanlardır. Verdiğimiz sözün arkasındayız.

2019 – 2020 Akademik Yılı gelirken, 7 fakültede 19 lisans programı, 2 yüksek okulda 4 lisans programı toplam 23 lisans programı ve 2 Master programıyla eğitim vermekteyiz. 1428 öğrenci ile eğitime başlıyoruz, bu sayının biraz daha artacağını sanıyorum. Son yıl içerisinde öğrenci sayısında oldukça artış gösterdik. KKTC’de uyruklu 65 öğrencimiz varken, şu anda 142 öğrencimiz var. TC’den 342 öğrenci varken, 747 öğrencimiz var. Uluslararası öğrencilerimizin sayısı ise bu sayı 539’a çıkmıştır. Yüzde yüzün üzerinde bir artış gösterdik. Bu sene öğrencilerimizin çoğunu yeni öğrencilerimiz oluşturuyor. Toplamda 41 farklı ülkeden öğrenci bulunuyor. Bununla gurur duyuyoruz.

Birçok alanda faaliyet gösteren 25 öğrenci kulübümüz bulunuyor. Üniversitemiz BRT ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yayınlanan, Genç Şefler Finalde yeni dönemde de devam edecek. Üniversitemizin gastronomi mutfağında çekimleri yapılan bir diğer program Şefler Finalde de BRT 1 ekranlarında yayınlanmaya devam edecek.

Yaşam boyu öğrenme bünyemizde 7 farklı yemek workshopları ve aktiviteleri düzenledik. Kültürel, spor ve eğitim alanında 62 faaliyet gösterdik. Bunlar arasında en önemli olanları 4. Uluslararası Eğitim Araştırma Kongresiydi. Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu iş birliğinde, KKTC Merkez Bankası katkılarıyla üniversitemizin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kriz Sonrası Dönemde Yerel Krizden Ağustos Türkiye Örneği Paneli, öğrencilerimize yönelik çilek festivali, doğa yürüyüşü, “Bir Elin Nesi Var Sergisi” gibi birçok faaliyet gerçekleştirdik.

“KALİTELİ EĞİTİM ANLAYIŞIYLA EN İYİ AKADEMİK KADROYU OLUŞTURDUK”

Sevgili öğrencilerimiz, kaliteden ödün vermeden sürdürdüğümüz eğitim prensibimiz gereği, öğrenci odaklı bir yaklaşım yürütüyoruz. Hocalarımızın, yöneticilerimizin kapıları her zaman öğrencilerimize açıktır. Benim de okulun rektörü olarak hem öğrencilerimize hem de yöneticilerimize açıktır…

Sizlere kaliteli eğitim vermek için en iyi akademik kadroyu oluşturduk. Eğitim alanındaki tecrübelerimiz ve güvenilir alt yapımız ile genç ve dinamik olmanın avantajı ile sizlerle daha emin adımlarla ilerliyoruz. Sizlerden beklentimiz, sunduğumuz imkanlardan faydalanarak en iyi şekilde kendinizi geliştirmenizdir. 2019-2020 Akademik Yılı’nın hepimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Final Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı İbrahim Taşel ise yaptığı konuşmada, yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını temenni etti. Final Eğitim Kurumlarının 40. Yılına girdiğini kaydeden Taşel, “Bugüne kadar 4 milyon 370 bin öğrenci okutmuş bir öğretim kurumuyuz. Türkiye’nin nüfusu düşünüldüğünde, önemli çalışmalara imza atmış bulunuyoruz” dedi.

TAŞEL: “TİCARİ KAYGILARI ÖN PLANDA TUTMUYORUZ; ÖĞRENCİLERİMİZE İSTİHDAM SAĞLIYORUZ”

Sadece ticari kaygıları ön planda tutan, ‘bir üniversite olsun da nasıl olursa olsun’ mantığı içinde hareket eden bir kurum olmayacaklarını ifade eden Taşel, öğrencilerine iş olanaklarını sunduklarına dikkat çekerek, “İstihdam garantili bir üniversite olmak da ayrı bir avantajdır diye düşünüyorum” diye konuştu. Taşel, KKTC’de bir yazılım üssü kurma hedeflerinin olduğunu da dile getirdi.

Taşel’in konuşmasında şu ifadeler yer aldı:

“Yeni öğretim yılımız hayırlı uğurlu olsun.  Final Eğitim Kurumları, 40. Giriyor. Türkiye’de 1980 yılında başlatmış olduğumuz eğitim çalışmalarımızla 39 yılı tamamlamış bulunuyoruz. Bugüne kadar 4 milyon 370 bin öğrenci okutmuş bir eğitim kurumuyuz. Türkiye’nin nüfusu düşünüldüğünde, çok önemli çalışmalara imza atmış ve hiçbir dönemde temel ilke ve değerlerini bozmadan bugüne kadar gelmiş bir eğitim kurumu…

“HER YIL ÖĞRENCİ SAYIMIZI İKİYE KATLADIK”

KKTC’deki çalışmalarımızda 2004 – 2005 yılında bir dershane ile başlamıştık. Türkiye’deki ilkeli çalışmayı süreç içinde KKTC’de de sürdürdük. 2015 yılında da Kıbrıs’a bir üniversite kurma fikriyle yola çıktık. Kıbrıs’ta hem bizim ilkelerimize uygun, aynı zamanda Final Eğitim Kurumunun vizyonuna uygun, Sayın Çağıner ailesiyle birlikte bir yolculuğa çıktık. Her yıl öğrenci sayımızı 2’ye katlayarak devam ettik. Bu yıl hedeflemiş olduğumuz sayının üzerinde bir netice aldık.

Bize güvenen, Türkiye’den, KKTC’den, diğer ülkelerden gelen bütün öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Çünkü üniversite seçmek basit bir iş değildir. Öğrenciler seçtikleri üniversite ile bir ömür boyu taşıyacağı kartvizitin de seçimini yapmaktadır. Üniversite seçmeyi bu nedenle çok önemli görmekteyim.

“FİNAL’DE ÖĞRENİM GÖRMÜŞ, NASA’DA ÇALIŞAN ÖĞRENCİLERİMİZ VAR”

Biz sadece ticari kaygıları ön planda tutan, bir üniversite olsun da nasıl olursa olsun mantığı içinde hareket eden bir yaklaşım içinde asla olmayacağız. Dünyanın her yerinde öğrencilerimiz var. NASA’da, Silikon Vadisi’nde, İngiltere’de öğrencilerimiz olduğu gibi, Final’den mezun olmuş olan öğrencilerden Türkiye’de parlamentoda 35 milletvekili var. Final’den yetişmiş olan Türkiye’de daire başkanları var… Bu nedenle Final çıtası yüksek bir kurumdur. Üniversitemizde aynı kaliteyi sunmak durumunda olduğumuzun bilincindeyiz.

Aynı zamanda kendi kurumumuza da eleman yetiştiriyoruz. Eğitim Fakültemizden mezun olan öğrencilerin isterlerse Final Eğitim Kurumları’nda görevlendireceğiz. İstihdam garantili bir üniversite olmak da ayrı bir avantajdır diye düşünüyorum. İlk mezunlarımızı verdiğimizde bunun somut adımlarını atmış olacağız. Yalnızca iş değil, akademik dünyaya katkı sağlayacak bir üniversite olmak istiyoruz.

“KKTC’DE YAZILIM ÜSSÜ KURMAYI PLANLIYORUZ”

KKTC’de çok iyi yürüyeceğine inandığım bir yazılım üssü kurmayı planlıyoruz. ARGE merkezi, teknopark ve yazılım üssü oluşturmayı hedefliyoruz. Özellikle bu sene açmış olduğumuz Yazılım Mühendisliği bölümünün temel amaçlarından biri budur. Kuzey Kıbrıs buna çok uygundur. İzolasyonlara maruz kalan bir yapı var ama bilgisayar teknolojisi izolasyon tanımıyor. Burada ürettiğiniz bir yazılımı dünyanın her yerine pazarlayabilirsiniz.

Final Eğitim Kurumları ve DMG grubunun ortak kurmuş olduğu üniversite, bundan sonra da kaliteyi ön planda tutacak; çalışmalarına bu bağlamda yön verecek. Zaten kaliteye verdiğimiz önem, bir süre sonra somut verilere de yansımaktadır. İstanbul’daki vakıf üniversitelerinin yarısından fazlası, hukuk fakültesinin puan olarak altında kaldı. Bu çok önemli bir gelişmedir diye düşünüyorum.”

2019-2020 Akademik Yılının ilk dersini veren Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu yaptığı konuşmada, öğretmen kökenli bir siyasetçi olmasından bahsetti. Eğitimin doğumdan, ölüme kadar hayat boyu sürdüğüne dikkat çeken Çavuşoğlu, öğrencilerin öğrenim sürelerini, KKTC’de dolu dolu geçirmesinin, “geri alınması olanaksız bir fırsat” olduğunu vurguladı.

ÇAVUŞOĞLU: “ÜNİVERSİTELER YALNIZCA AKADEMİK BİLGİ VEREN KURUMLAR DEĞİLDİR”

Üniversitelere yalnızca akademik bilgi veren kurumlar olarak bakmadığını kaydeden Çavuşoğlu, üniversitede geçirilen zamanın kıymetli olduğunu belirterek, Final Üniversitesi öğrencilerinin çağdaşlığa önem veren, dünyada kalite sıralamasına girmeyi hedefleyen, bunları yaparken öğrencileri ezmeyen bir ortamda bulundukları için şanslı olduklarını söyledi.

Çavuşoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Ben öğretmen kökenli bir siyasetçiyim. Ben Milli Eğitim ve Kültür Bakanıyım. Yıllardır sorguluyorum. Neden Milli Öğretim Bakanı değilim diye. Çok merak ettim ve araştırdım. Gördüm ki aslında öğretim eğitimin içinde… Eğitim aslında doğduğumuz günden öleceğimiz güne kadar sürdürdüğümüz birikimimizdir. Öğretim ise müfredatları olan, okullarda veya kurumsal yerlerde öğrettiklerimizdir.

Daha önce lokal yaşayan insanlardır. Hocalarımız kendi yaşam çevremizdendi. Daha sonra üniversitelere gittik. Başka insanlar tanıdık, başka coğrafyalar gördük. Gördüklerimizi buradaki çocuklarımıza aktarma fırsatı yakaladık. Sınırlı zamanlarda, sınırlı şeyler öğrenmeye çalıştık. Ne mutlu ki, sadece yeni kurulan bir üniversitede bile 42 ülkeden öğrenci var. Oysa ben eskiden Erzurum’da okuduğumda, herkes TC vatandaşıydı. Bizi o zamanlar hukuken yabancı kabul ederlerdi. Hatta ecnebilere mağşuş ikamet teskeresiyle okuduk. Ama hiç şikayetçi değilim. O zamanlar Türkiye’de yabancılara çok ilgi vardı. Dolayısıyla ben Fen Edebiyat Fakültesinde okurken, bir Kıbrıslı olarak güzel şeyler yaşadım. Erzurum’un insanlarını tanıdım, güzel taraflarını yaşadım. Erzurum’un yerel gazetelerini takip ettim, şimdi Erzurumlular beni takip ediyor… Hatta ben Eğitim Bakanı olduğumda Erzurum’da bayram olmuş. Yine bizden biri bakan oldu diye onlarca mesaj atıp, telefon ettiler. Ezurum’a gitmek istiyorum, ancak oradaki arkadaşlarım kar düşsün de öyle gel diyor. Sanki tavşan avlayacakmışız gibi kar düşmesini bekliyoruz.

“ÖĞRENCİLERİN BU ÜLKEYİ TANIMASI İÇİN GAYRET ETMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”

Eğitim konusunda öğrencilerimize şunları söylemek istiyorum:

Bu ülkeyi tanımak için gayret etmenizi temenni ediyorum. Çünkü içinde bulunduğunuz ülke, insanları, coğrafyasıyla, kültürleri zenginlik kabul etmesiyle güzel bir ülkedir. Çok kültürlü yapı içinde kuracağınız dostlukları bir daha bulamazsınız. Üniversitedeki sınıf arkadaşlarımla senede 1 kez yemek yeriz. Gece gündüz kantinlerde buluştuğumuz, çay kahve içtiğimiz arkadaşlarımızdan çok milletvekili, belediye başkanları, parti başkanları da var. Burada geçirdiğiniz zaman, akademik anlamda ne kadar donanım sahibi olursanız, ileri de akademik yaşamınız güzel gider. Halan daha 30 yıl önce mezun olduğum fakültede ailece görüştüğümüz insanlar var. Parasız olduğumuz dönemde borç verenlerle, okul kantininde çay simit ısmarlayanlarla, dayanışma içinde olduğumuz insanlarla hala görüşüyoruz. Birbirinizle dayanışma içinde olmanızı temenni ediyorum. Birbirinize imkanlarınızı sunun…

“KENDİ HAYATIMDAKİ TEK BAŞARI ANAHTARI KİTAP OKUMAK”

Öğrencilere kitap okumanın önemini vurgulayan Çavuşoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Kendi hayatımdaki tek başarı anahtarını kitap okumaya bağlayanlardanım. En kırsal okullarda okusanız bile, içinizde bir istek varsa başarılı olabilirsiniz. Ortalama 50 ülkeden gelen öğrencilerden oluşan dev bir aile içindesiniz. Gelecekteki başarının anahtarını yakalamak aslında buradadır. Farklı kültürleri öğrenmek için kitaplar dolusu bilgi okumamız gerekirken, sizin sağınıza solunuza bakıp elinizi uzatmanız yeter. Onları tanıdıktan sonra ufkunuz çok gelişecek. Üniversiteye akademik bilgi veren yer olarak bakmıyorum. Esas mesele insanları yan yana, göz göze, gönül gönüle getirebilmesidir. Çağdaşlığa önem veren, dünyada kalite sıralamasına girmeyi hedefleyen, bunları yaparken sizi ezmeyen, terletmeyen bir ortamda bulunuyorsunuz.

“AZ UYUMALISINIZ, HAYATA ATILDIKTAN SONRA KENDİNİZE AYIRACAĞINIZ ZAMANINIZ OLMAYACAK”

Kıbrıs’a gelen öğrencilerin bir kısmı çok beğeniyor burayı. Bir kısmı çok pahalı gibi laflar ediyor. Bunları bir kenara yazın, 4 yıl sonra mezun olduğunuzda asıl keyif aldığınız şeylerin bunlar olduğunu göreceksiniz. Ben Erzurum’da okurken – 40 dereceyi gördüm. Orada şikayet ettiğim şeylerden şimdi zamanı geri sarabilsem diyorum. Ülkenizi buraya getiremezsiniz. Ama burada yaşadıklarınızı ülkenize götürebilirsiniz. Üniversite hayatımı geri alabilsem, bu dönemi en iyi şekilde yaşardım. Üniversite öğrencilerinin gece geç yatıp, öğlen geç kalkmak gibi bir hastalığı oluyor ama ne kadar az uyursanız o kadar karlı olursunuz. Hayata atıldıktan sonra kendinizi geliştirmek için, kahve içip sohbet etmek için böyle bir zamanınız olmayacak…

Bireyin erdemli, karakterli olması, olmazsa olmazdır… Üzerinde hangi meyve olursa olsun, gövde hastalıysa, bir işe yaramaz. O nedenle insanı değerlerin yüksek olması çok önemlidir. Öğrencilere tavsiyem, ne kadar kulübe üye olursanız o kadar iyi. Bu aktifliğiniz sizi daha sağlıklı ve mutlu yapacaktır. Buraya gelen öğrenciler, kendi hemşerilerini bilsin ama diğer ülkelerden, şehirlerden gelen öğrencilerle vakit geçirmenin hazzına varın. Çok kültürlü ortamın içinde bir köşede duruyorsanız bir değeri yok. Her ülkeden bir grup oluşursa faydası var. Eğer farklı ülkelerden ve şehirlerden 42 kişilik bir grup oluşturursanız 43. Olarak beni yazın, ben de sizlere dahil olacağım.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here