Külahoğlu: “Başarısızlıktan kaçınan kişide başarılı olamama korkusu hakimdir”

Tarih: 22 Mayıs 2019 Saat: 16:09

0
48
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Eğitim Fakültesi, PDR Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Külahoğlu, öğrencilerin kafasını kurcalayan en büyük kaygılardan birisi olan “Sınav Kaygısı” ve başa çıkma yolları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

GAÜ’den verilen bilgiye göre, Prof. Dr. Külahoğlu açıklamasında, öğrencilerin genlen olarak sınav kelimesini duydukları zaman, hiç iyi şeyler hiseetmediğini ve sınav kaygılarının yüksek olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Külahoğlu açıklamasının devamında ise şunlara değindi;

“Siz, öğrenciler! Sınav kelimesini duyunca neler hissediyorsunuz? Sınav kaygınız yüksek mi?

Sınav kelimesini duyunca hiç iyi şeyler hissetmediğiniz ve genelde sınav kaygınızın yüksek olduğunu biliyorum. Peki, bu neden böyle?
Bence çünkü eğitim hayatımız sınavlarla geçiyor. Bir düşünün: Şu ana gelinceye kadar okuduğunuz okullarda tahminen kaç sınava girdiniz? Merkezi sınav engelini aşmak için kaç deneyim yaşadınız? Gördüğünüz gibi, bu ülkede hayatımız sınav. Eğitimimiz boyunca her yıl birkaç kez sınav döngüsü yaşıyoruz. Dersler durduruluyor ve sınav kâbusu günleri başlıyor. Liseye ve üniversiteye giriş sınavlarında sadece dersler değil, hayatlar duruyor. Çevremizdeki herkes bizim için bir dönem, bu sınavlara odaklı yaşıyor ve en kötüsü, gençlik yaşamımızın en az bir yılını, bu sınav kabusuna feda ediyoruz. Sonuç olarak, sınavları, alt edemeyeceğimizi düşündüğümüz için bize korku veren güçlü bir dev gibi algılar hale geliyoruz.

Bu kötü deve karşı savaşma gücümüzü nasıl geliştirebiliriz? Bu sorunun yanıtı, “gücümüzü zayıflatan nedenleri ortadan kaldırmak” şeklinde olabilir. Bu nedenlerin en önemlileri olarak şunlar sıralanıyor: Gerçekçi olmayan düşünce biçimleri, kendine güvensizlik ve bu ikisinin temelindeki plansızlık.

En temel olandan başlarsak; plansızlık tutumu, zamanı iyi kullanamama, kötü çalışma alışkanlıkları, hedef belirsizliği, görev ve sorumlulukları erteleme olarak ortaya çıkıyor. Bu dört davranış açısından kendinize not verin, bakalım geçer not alabilecek misiniz?
Ders çalışma konusuna nasıl bakıyorsunuz? Sıkıcı –Zor- İtici –Gereksiz olarak mı, yoksa çalıştıkça hoşlanılan- Sonucunda başarı getiren- Başardıkça çalışma isteğini artıran- Hedefe yakınlaştıran olarak mı? İkinci bakış açısının size daha çok yakışacağını bilmenizi isterim.
Bir diğer soru: Sizin öğrenme tutumunuz hangisi?

Öğrenmeye odaklanma tutumundaki kişinin başarılı olmama korkusu yoktur. Motivasyonu yüksektir. Kendine güveni tamdır. Çalışma stratejileri kullanır. Planlı çalışma konusunda özenlidir.

Başarısızlıktan kaçınan kişide başarılı olamama korkusu hâkimdir. Motivasyonu azdır. Başarısızlığı kendi yeteneğinde ya da dersin zorluğunda arar. Etkili ders çalışma teknikleri kullanmaz. Amacı, öğrenmekten çok ders geçmektir. Anlayarak çalışma yerine ezbere başvurur.

Başarısızlığı kabul etme tutumundaki kişi ise başarısızlığı kaçınılmaz görür, ders çalışma ve motivasyon ihtiyacı en alt düzeydedir. Sürekli desteğe ihtiyaç duyar, başarılı olmak için çaba göstermez, ders dışı etkinliklere fazla zaman ayırır.

Sizin öğrenme odaklı tutumu benimseyerek, ders çalışmaya karşı olumlu bakışta ve planlı olmanızı diliyorum. Bunun için öncelikle, bir takvim geliştirmeniz ve planlı çalışmanız yararlı olur. Derste şunları yapmaya çalışabilirsiniz: Her derse girmek, konuya önceden göz atmak, dinleme becerilerini geliştirmek, not tutma tekniklerin öğrenmek özet çıkartmak, önemli noktaları belirlemek, sınav günü notları gözden geçirmek. Evde doğru ders çalışma ortamı hazırlamak da önemlidir. Çalışmayı durduracak koşulları engellemek (cep telefonu/televizyon/bilgisayar), rahat bir ortam yaratmak Çalışma alanını düzenlemek gibi.

Öğrenme odaklı bu davranışlar yerine, başarısızlıktan kaçınan veya başarısızlığı kabul eden tutum, sizin kendinize güvensiz olmanıza yol açar. Başarısız olma ve değerlendirilme korkusu, daha önce yaşanmış başarısızlıkların tekrarlanabileceği endişesi, yüksek beklenti düzeyi ve mükemmeliyetçi yaklaşım, kendinize güvenmenizi engelleyen etkenlerdir. Hayatta yapılacak en büyük hata, hata yapmaktan korkarak yaşamaktır. Nasıl düşünürsek, öyle duygulanır ve davranırız. «Yapamayacağım, başaramayacağım» şeklindeki düşünceler yerine; planlı çalışma ile olumlu iç sese sahip olabilir ve kendinize güveni yükseltebilirsiniz. İnsan kendi düşüncesine istediği gibi yön verme gücüne sahiptir.

Şu konuşmaların size ne faydası olabilir ki? Sınava hazır değilim. “Bu bilgiler çok gereksiz ve saçma. Nerede ve ne zaman kullanacağım ki? Sınavlar niye yapılıyor, ne gerek var? Bu bilgiler gelecekte benim işime yaramaz. Sınava hazırlanmak için gerekli zamanım yok ki!.”. Bunun yerine şu konuşmalar daha yararlı olmaz mıydı? “Yapmam gereken nedir? Yapabildiğimin en iyisini yapmaya çalışmakla ne kaybederim?”
Sınav hakkında kendinizle ne tür konuşmalar yaptığınıza dikkat edin. Bu iç konuşmalarda fark ettiğiniz olumsuz düşünceleri olumlu düşüncelere çevirmeye, gerçekdışı beklenti ve yorumlarınızı değiştirmeye çalışın. “Çok fazla konu var, zamanım yetmeyecek” yerine; “yeterli zamanımın olmadığı doğru, ancak olan zamanımı en etkili şekilde nasıl kullanabilirim? Tüm kaynakları çalışamasam bile, önemli bölümlere öncelik vererek sınava hazırlanabilirim, hiç olmazsa bu bölümlerden puan kazanırım” diyebilirsiniz.
Buraya kadar değindiğimiz noktaları özet olarak; aşağıdaki maddeler halinde sıralayabiliriz.

1. DÜZENLİ ÇALIŞIN OLUMLU DÜŞÜNÜN

KS: Herkesin dikkati benim üzerimde. Başaramazsam, rezil olurum. İS: Önemli olan benim ne istediğim ve ne yapacağım. Dikkatimi diğerlerinin istekleri üzerinde odaklarsam, işim zorlaşır.

2. MELİ, -MALI Dilinden vazgeçin!

KS: Kendimi kanıtlamam için bu sınavda mutlaka iyi sonuç almalıyım

İS: Başarmak istiyorum, başarırsam iyi olacak Dikkatim hiç dağılmamalı Hiçbir soruda takılmamalıyım. Hemen yapmalıyım.

3. Kaygının dili insafsız bir SİYAH-BEYAZ dildir. BÖYLE BİR DİL GELİŞTİRMEYİN. Bu dil insanları başarılı-başarısız olarak iki kutba ayırır, ortası yoktur. Kendinizi bir bütün olarak başarılı veya başarısız ilan etmeyin. Başarısız veya başarılı sonuçlar almak, yaşamın doğal bir olgusudur. Bu sonucun genel bir durum olmadığını kabul edersek, sonucu değiştirebilecek gücün kendimizde olduğunu bilirsek, bu yönde davranabiliriz.

4. YA HEP, YA HİÇ anlayışından vazgeçin. Dikkatinizi geçen bir yıla çevirin ve yapmış olduklarınızı düşünün. Sadece başarılara ve iyi sonuçlara bakıldığında: “Geçen yıl ben başarılı biriydim. Hep böyle olmalıyım. Ya olamazsam? Sadece başarısızlıklara, kötü sonuçlara bakıldığında: “Geçen yıl ben başarısız biriydim. Yine başaramayacağım!” Durup düşündüğümüzde, yani genelleme yapmadığımızda: “Geçen yıl ben şu ve bu konularda (alanlarda) başarılı, şu ve bu konularda başarısız oldum (davrandım)”

5. ÇEVRE İÇİN DEĞİL, KENDİNİZ İÇİN DÜŞÜNÜN. Sen en iyisini yaparsın, sana güveniyoruz” gibi sözler altında kişi kendini baskı altında hisseder. Kaygılı kişinin kendi istekleri önemli değildir. Önemli olan başkalarının (anne-baba, arkadaşlar, öğretmenler, akrabalar vb.) gözünde olumlu bir yer edinmektir. Bu düşünce kalıbının farkına varıp, KENDİNİ ÇEVRENİN İPOTEĞİNDEN KURTARMALISIN.

İzleyen birkaç deyişin de yukarıdaki maddeleri çok iyi özetlediğini düşünerek eklemek istiyorum:

Mucizelere çıkan asansör arızalı, merdivenleri kullanmalısınız. Wayne

Başarının gerçek ölçüsü nelere sahip olduğun değil, nelerden vazgeçebildiğindir. Başarı bedel ister.

Kendine güven kazanmanın en mükemmel yolu, başarısızlığa imkân vermeyecek kadar iyi hazırlanmaktır.

İyi çalışmaların çoğu, biraz daha çalışmamak yüzünden yok olur. Harriman

Kötü sınav devini mindere sermek için iyi çalışmalar!

KAYGIYLA BAŞ ETME YÖNTEMLERİ-I: DKBY Modeli

İlk adım D (değiştir) İçinde bulunduğunuz olumsuz durumu değiştirin. Stres kaynağıyla yüzleş

Yardım iste Zamanını iyi kullan “Hayır” demeyi öğren Arada mola ver Stres kaynağını önceden tahmin et

İkinci adım K (kabul et) Kontrol edemeyeceğiniz durumlarla karşılaştığınızda, öfkelenmeden kabul etmeye ve pozitif yaklaşımınızı kaybetmemeye çalışın. Düşünme tarzını değiştir Kaygılanma Öfkene hakim ol Durumu daha da kötüleştirme

Üçüncü adım B (boş ver) Gerçek dışı beklentilerinizi, olumsuz kabullerinizi ve kendi kendinize oluşturduğunuz stresten kurtulun. Vazgeçmeyi öğren İşleri üst üste ekleme Neden boşvermen gerektiğini bil Denge kur A tipi davranış (kaçın) B tipi davranış (edin)

Dördüncü adım Y (yaşam tarzını yönet) Hayatınızdaki stres sebeplerine karşı direnme kapasitenizi arttırabilirsiniz. Negatif mücadeleden kaçın Pozitif yaşam tarzını benimse Diyet yap Egzersiz yap Rahatla Destek al

KAYGIYLA BAŞ ETME YÖNTEMLERİ-I: Dale Garnegie yöntemi

Bu tekniğe göre; üzüntümüzü, sıkıntımızı, stresimizi bir kağıda bir iki cümleyle ifade edeceğiz.

Örneğin; “Gireceğim sınavda başarılı olup olamayacağımı merak etmekteyim”. Sonra, 1.Bu üzüntüden kurtulabilmek için ne yapacağımızı yazacağız. Elimden geldiğince ders çalışacağım, En çok sorulan soruların özelliklerini öğreneceğim, Bu sınavdan geçmiş kimseleri bulacağım ve onların tecrübelerinden yararlanacağım Kendime aşırı stres yapmayacağım, yemeğimi dinlenmemi kesmeyeceğim, sağlığımı bozmamak için elimden geleni yapacağım, başarılı olmasam da bunda da bir hayır vardır diyecek ve ikinci kez sınava girmek için büyük bir azimle yoluma devam edeceğim vs,

2.Bu planı uygulamaya koyulacağız,3.Bu plana hangi tarihe kadar uyacağımızı tespit edeceğiz, 4.Bu süre sarfında planı uygulamak için en yüksek çabayı göstereceğiz. 5.Planı uygulamada başarısızlığımız olursa kendimize ufak bir ceza vereceğiz. Yalnız bu ceza başkalarına hizmete yönelik olacaktır.

Görüldüğü gibi bu yöntemi uygulamak çok basittir:

Küçük bir kağıda derdimizi yazacağız, altına çözümlerini ekleyeceğiz, uygulamak için kendimize belli bir zaman vereceğiz, bu zaman içerisinde bu planımızı uygulayamazsak kendimize ceza vereceğiz. (Bir yardım derneğine para yardımında bulunmak gibi)(Çakmaklı,2002,s330)

Kaygıyla baş etmenin diğer yöntemleri: Düşük düzeyde acı yaratmak Kendine olumlu konuşmak Tuzak kullanmak Odaklanmak Köprü nesne bulmak Gevşeme tekniklerini uygulamak Kasların gevşetilmesi

Doğru nefes alma egzersizi

) Nefes almadan önce sol elinizi karnınızın üzerine, sağ elinizi göğsünüzün üzerine koyun.

2) Nefesinizi ciğerleriniz boşalıncaya kadar verin,

3) Burnunuzdan yavaş yavaş ve derin bir şekilde nefes alın ve önce karnınızın, sonra da göğsünüzün şiştiğini hissedin,

4) Nefesi aldıktan sonra bırakmadan içinizden dörde kadar sayın,

5) En son olarak nefesinizi dörde kadar sayarak bırakınız. “

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here