Serhat İncirli: “Eski Girne’yi hatırlayınca üzülüyorum”

0
260

Girne Postası – Burcu Ece Yılmaz

Kıbrıs Postası Köşe Yazarı ve Araştırmacı Gazeteci Serhat İncirli ile samimi bir röportaj gerçekleştirdik. İncirli, Girne’de geçirdiği gençlik yılları ve Girne’nin günümüzdeki sorunları hakkında Girne Postası’na konuştu.

“1974’TE GİRNE KÜÇÜCÜK BİR KASABAYDI”

Kıbrıslı olup Girne’de anısı olmayan yoktur. 1974’e kadar hiç Girne’ye gelmedim. 7 yaşımdayken hayatımda ilk defa Girne’yi gördüm. O zamanlar savaş yıllarıydı… Kıbrıslı Türklerin Girne’ye gelmesi o kadar kolay değildi. Burası Rumlarındı. O yüzden çekinirdik. Hem de o zaman yollar şimdi ki gibi uygun değildi. 1974’te Girne küçücük bir kasabaydı. Futbol sahası yeni yapılmıştı ve o saha kasabanın dışındaydı. Şimdi Girne’nin ortasında sayılıyor.

“GİRNE’NİN EN GÜZEL YERİ DİYE BİR ŞEY KALMADI”

Ortaokul yıllarımızda Girne Kalesi’ne gezilere gelirdik. Lise yıllarında ise Girne’de çalışmaya başladım. Restoranlarda, bar ve diskolarda garsonluk yaptım. 44 yıl önceki Girne çok güzel bir Girne’ydi. Şu anda ise alelade bir yer… Eskisi gibi güzel bir yer değil artık. Girne’nin en güzel yeri diye bir şey kalmadı. Çünkü her yer kapalı.

“GİRNE MEZARLIĞA GÖMÜLDÜ”

Ben Girne’nin doğal tutulmasından yanaydım. 1974’teki Girne’yi hatırlayıp, daha eski zamanlardaki fotoğrafları gördüğüm için şu andaki Girne’nin mezarlığa gömüldüğünü düşünüyorum.

Bundan sonrası ise çözümsüz… Girne’nin trafiği artık çözülmez. Binalı yıkıp yol yapamazsınız. Öyle bir şans yok. Belki ileride birilerinin çok fazla parası olursa, toplu taşımacılıkla alakalı bazı projeler yapılabilir. Avrupa’da bazı yerler öyledir. Tarihi kentlere insanları arabalarıyla sokmazlar. Arabaları dışarı park ettirip, onları küçük otobüslerle içeri alılar. Ama bu Girne’de ne kadar mümkündür bilmiyorum.

“SAĞLIK VE GÜVENLİK AÇISINDAN SIKINTILI BİR KENT”

1974 sonrası sadece Girne’yi değil ülkeyi de hiç planlamadık. Planlamadığımız için de şu andaki Antik Liman’da bir yangın çıksa itfaiye aracı gidemez ve facia olur. İnsanlar da kaçamaz. Bu yüzden Girne sağlık ve güvenlik açısından sıkıntılı bir kent haline geldi. Bir ağır hasta olsa ambulansın gitme süresi çok uzundur. Olay olsa polis aracı gidemez. Trafiği o kadar berbat oldu.

Girne’yi önce trafik konusunda mahvettik. Sonra kanalizasyonlarla… Bu kadar çok apartmanda bu kadar kalabalık nüfus sadece bir kez bile tuvalete girdiklerinde Girne pisliğe batar. Bu kadar çok insanın atığını kaldıracak kanalizasyon sistemi yok.

“GİRNE BELEDİYE BAŞKANI OLMAK İNTİHAR ETMEKTEN ÇOK DAHA ZOR”

Girne’de şu anda çok iyi niyetli ve muhteşem bir Belediye Başkanı var. Ama bence Girne Belediye Başkanı olmak intihar etmekten çok daha zor… Çünkü Girne’ye ne yapacaksınız ki? Su deposu kirliliği, tabela kirliliği, çöp kirliliği, ot kirliliği, araba-egzoz kirliliği, uydu kirliliği ve bir de insan kirliliği var… Girne’de kimlerin yaşadığını kimse bilmiyor. 32 bin yazıyor tabelada ama ben 320 bin olduğunu düşünüyorum. Girne’nin ilçe olarak nüfusu daha da fazladır.

“GİRNE, LİMANI VE ÇEVRESİYLE TARİHİN EN GÜZEL NOKTALARINDAN BİRİ”

Girne, limanı ve çevresiyle tarihin en güzel noktalarından biridir. Girne Antik Limanı en eski ve en muhteşem limanlardan biridir. Çok şiddetli bir kış fırtınası olsa Girne Antik Limanı’nın yıkılma ihtimali var. Uzmanlar 11 şiddetinde olduğunu belirtiyor. Biz burada 9’u gördük. Mendirek yıkılırsa, dalgalar içinde eşyalarında bulunduğu dükkanları da toplar. Ne yat limanı kalır ne de balıkçı teknesi…

Girne’nin hala güzel olan şeyleri zeytin ve harnupları…

“ESKİ GİRNE’Yİ HATIRLADIĞIM ZAMAN ÜZÜLÜYORUM”

Girne’de güzel olan ne var, lüks apartman daireleri, yüzme havuzları, yaşam alanları… Ama bu muydu istediğimiz?

Limanda çalıştığım 1988-1989 yıllarında liman müşterisinin tamamına yakınını tanırdım. Esnafın tümü içten insanlardı. O zamanlar hizmet edip insanları mutlu etmek bizim için çok önemliydi. Şu anda liman dünyada sevdiğim 5 noktadan biridir. Ama limanda çöp kirliliği ve koku var. Bunların önüne geçemedik. O yüzden Girne dendiği zaman aklıma ilk gelen üzülmek… Eski Girne’yi hatırladığım zaman çok üzülüyorum.

Girne’de eski binaların, kalesinden Kara Kızı’na hepsinin hikayesi var. İnsanlar bu hikayeleri bilmiyor, araştırmıyor. Kara Kız efsanesini Girne’de hatırlayan insan yok.

“GİRNE’YE ANIT YAPMAK HANÇER SAPLAMAKTIR”

Girne’ye anıt yapmayı düşünenler var. Girne’nin anıta ihtiyacı mı var? Girne’ye anıt yapmak Girne’ye hançer saplamaktır. Çünkü Girne’nin zaten efsane olabilecek çok güzel yerleri var. Girne’nin yeni bir logoya ihtiyacı yoktur.

Gezip gördüğüm bazı Avrupa ülkelerinde tarihi eserlere bizdeki kadar vahşice davranılmıyor. Girne Kalesi, Girne’nin hemen üzerindeki Saint Hilarion, Bellapais, Kantara Kalesi ne yeterli bakım görüyor ne de doğru dürüst turist çekebiliyor. İnsanlar Girne yakınlarındaki Ozanköy’ün ne olduğunu bilmiyor. Onun bir tarihi var. Girne’de Templos’un ne olduğunu bilen kalmadı. Orası Templer Şövalyelerinin yaşadığı yerdi… Bellapais önemli bir noktadır. Ama biz orayı da para uğruna illegalite ile birlikte Girne gibi yaptık.

Çok sayıda Girneli Rum tanıyorum. 1974 yılında buradan kaçmak zorunda kaldılar. Onlar arasında tanıdığım 3-5 tanesinin Girne hasretiyle öldüklerini bilerek üzülüyorum. Bu yüzden Kıbrıs Sorununa lanet ediyorum.

“GİRNE’Yİ HOR KULLANDIK”

Girne’nin içine edeceğimiz yer de kalmadı her yeri betona boğduk ama umarım bundan sonra daha kötüye gitmez. Umarım tarihi eserlere sahip çıkar; Antik Limanı korur, ışıklandırır ve güzelleştiririz. Ama bana göre bunu çok düşünen yok. Esas sıkıntımız bizim Girneli olmamamız. İnsanlar Girne’nin büyük toprak çoğunluğunun kendilerine ait olmadığını bilinç altlarına yerleştirmiş durumdadır. Dolayısıyla size ait olmayan bir şeyi hor kullanabilirsiniz. Biz Girne’yi hor kullandık. Kıbrıslı mal sahipleri var evet ama onlarda kendini furyaya kaptırıp ellerindekini betona çevirdi. Ne efsanesi kaldı Girne’nin ne tarihi görüntüsü ne yeşil zeytin ağaçları ne de içilebilir suyu…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here