SOS Çocukköyü Derneği’nden 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü açıklaması

Tarih: 20 Haziran 2019 Saat: 16:12

0
432
SOS Çocukköyü Derneği, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü nedeniyle yazılı açıklama yaptı.

SOS Çocukköyü Derneği’nden Dünya Mülteciler Günü nedeniyle yapılan yazılı açıklamada, 2018 yılında her gün 8 kişinin zulümden kaçmaya çalışırken Akdeniz’de hayatını kaybettiğine dikkat çekilerek, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir insanlık dramı yaşandığı, an itibarıyla 68,5 milyon kişinin evlerinden kaçmak ve başka ülkelerden sığınma istemek zorunda kaldığına işaret edildi.

“Rakamlar ve istatistikler açıkça gösteriyor ki tarihin en büyük toplu yer değiştirmesi ile karşı karşıyayız” denilen açıklamada, mültecilerin artık sadece tek bir ülkenin, kıtanın veya kurumun değil global olarak tüm dünyanın acil olarak ilgilenmesi gereken bir konu olduğu, bekleyemeyeceği, geciktirilemeyeceği ve  artık yok sayılamayacağı vurgulandı.

Açıklamada, SOS Çocukköyü Derneğinin yürüttüğü  “Kıbrıs’ta Sığınmayı Güçlendirme Projesi” ile ilgili bilgi de verildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ortaklığında ve SOS Çocukköyü Derneği bünyesinde Ocak 2017’den bu yana sürdürülen proje ile  Kuzey Kıbrıs’a ulaşan uluslararası korumaya muhtaç kişilerin zulüm ülkelerine geri gönderilmeden korunmalarını sağlamak için çalışıldığı vurgulanan açıklamada, KKTC’de henüz bir sığınma politikasının olmamasının ve yerel mevzuatın sığınmacılara destek olmamasının, ülkedeki sığınmacıların varlığını değiştirmediği, insan kaçakçılarının ellerine düşmelerinin mültecilerin Akdeniz’de hayatlarını kaybetmelerine zemin hazırladığı kaydedildi.

“Yasallaştırılmış bir sığınma politikası olursa, ülkeye kontrolsüz giriş çıkışlar engellenebilir, ada içindeki mültecilerin hakları korunabilir, burada doğan ancak yasalar gereği vatansız olarak nitelendirilen çocuklar eğitim ve sağlık gibi en temel haklarına ulaşabilirler” denilen açıklamada, entegrasyon programlarının genele yayılması ve sığınmacıların içinde bulundukları topluma faydalı bireyler olarak, insanlık onuruna yaraşır hayat şartlarına ulaşabilmelerini sağlamanın ancak devlet bazında kalıcı ve sürdürülebilir politikaların yaratılmasıyla gerçekleşebileceğine dikkat çekildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here